Bu yazıda
Salon dekorasyonuna çoğu kişi fotoğraf biriktirerek başlar. Oysa güzel bir fotoğraf, sizin salonunuzun ne işe yaradığını bilmez. Önce kimin oturduğunu, akşamları ne yapıldığını ve misafirin ne sıklıkla geldiğini netleştirirseniz sonraki her karar kolaylaşır.
Bu yazıda bir sıra öneriyoruz. Önce salonun görevi, sonra odak noktası, yerleşim, renk, ışık ve en son halı, perde, yastık gibi tamamlayıcılar. Türkiye'deki evlerde sık görülen, kapısı kapalı duran misafir salonu alışkanlığını da konuşacağız.
Önce soru: salonunuz ne işe yarıyor?
Salon, evde en çok görevi üstlenen odadır. Aynı alanda televizyon izlenir, çocuk ödev yapar, misafir ağırlanır, bazen yemek yenir. Hepsini aynı ağırlıkta karşılamaya çalışan bir salon genellikle hiçbirini iyi karşılamaz. Salon tasarımı nasıl olmalı sorusunun herkes için tek bir cevabı yoktur. Cevap, sizin evinizdeki gündelik hayattır.
Görsel: MoodBrief
Diyelim ki üç kişilik bir aile hafta içi akşamları salonda televizyon izliyor, ayda bir iki kez kalabalık misafir geliyor ve yemekler mutfakta yeniyor. Bu ailenin önceliği rahat oturma ve iyi bir görüş açısıdır. Sekiz kişilik uzun bir yemek masası ise yer kaplayan ama az kullanılan bir parça olur. Aynı soruları kendinize sorduğunuzda sizin salonunuzun önceliği de ortaya çıkar.
Şu soruların yanıtını bir kâğıda yazın. Bu cevaplar sonraki bütün kararları belirleyecek:
- Salonda her gün kimler oturuyor, aynı anda en fazla kaç kişi oturuyor?
- Akşamları en çok ne yapılıyor: televizyon, sohbet, okuma, oyun?
- Misafir ne sıklıkla geliyor, en kalabalık hâlinde kaç kişi oluyor?
- Yemek masası salonda mı olacak, her gün mü kullanılacak yoksa yalnızca bayramlarda mı?
- Evde küçük çocuk ya da evcil hayvan var mı?
- Salonda çalışma köşesi, kitaplık ya da oyun alanı gerekiyor mu?
Odak noktası: televizyon, pencere ya da şömine
Her salonda gözün ilk gittiği bir yer olur. Bu genellikle televizyon duvarı, büyük bir pencere ya da varsa şöminedir. Odak noktasını baştan seçmezseniz oda dağınık görünür, çünkü koltuklar bir yöne, raflar başka bir yöne bakar.
Televizyon gündelik hayatın merkezindeyse onu saklamaya çalışmayın. Düz ve sakin bir duvara, alçak bir dolap ya da raf düzeniyle birlikte yerleştirin. Televizyonu pencerenin tam karşısına koymak gündüz ekranda yansıma yapar. Pencereye dik açıda durması çoğu zaman daha rahattır. Kablolar için duvara yeni priz ya da kanal gerekiyorsa bu işi mutlaka yetkili bir elektrikçiye yaptırın.
Fotoğraf: Max Vakhtbovych / Pexels
Manzaralı ya da geniş pencereli salonlarda odak pencere olabilir. Bu durumda pencere önünü yüksek mobilyayla kapatmayın ve oturma grubunu ışığa doğru açın. Şömineli salonlarda en sık sorun, şöminenin ve televizyonun iki ayrı duvarda yarışmasıdır. Mümkünse ikisini aynı duvarda toplayın ya da birini açıkça ikinci plana alın. Şöminenin kullanımını ve bacasını da bir uzmana kontrol ettirin.
Koltuk ve masa yerleşimi
Yerleşime mobilya almadan önce başlayın. Salonun ölçüsünü alıp kareli bir kâğıda çizin. Kapıları, pencereleri, kaloriferleri ve prizleri işaretleyin. Sonra koltukları ve masayı kâğıttan kesip çizim üzerinde farklı yerlerde deneyin. Böylece mağazada iyi görünen ama salona sığmayan bir köşe koltuktan kurtulursunuz.
Türkiye'deki apartman dairelerinde salon çoğu zaman hem balkon kapısını hem de koridor geçişini taşır. Koltukları bu geçişlerin önüne koymayın, kapıdan balkona giden yolu açık tutun. Oturma grubunu duvara yapıştırmak yerine, alan izin veriyorsa biraz öne çekin. Bu, sohbet mesafesini kısaltır ve odayı daha toplu gösterir.
Fotoğraf: Vidal Balielo Jr. / Pexels
Yemek masası salondaysa onu oturma grubundan ayrı bir bölge gibi düşünün. Masanın üstünde ayrı bir sarkıt lamba, oturma grubunun altında ayrı bir halı bu iki bölgeyi kendiliğinden ayırır. Masa her gün kullanılmıyorsa açılır bir model ya da yuvarlak bir masa daha az yer kaplar.
Yerleşimde şu ölçüler genellikle işe yarar. Bunlar kesin kural değil, alışılmış aralıklardır:
- Kanepe ile orta sehpa arasında genellikle 40 ile 50 cm boşluk bırakılır. Hem bacaklar rahat eder hem sehpaya uzanılır.
- Odada yürünen ana geçitler için genellikle 70 ile 90 cm arası genişlik rahat bir yürüyüş sağlar.
- Yemek masasının kenarından duvara ya da mobilyaya genellikle 80 ile 90 cm bırakılır, böylece sandalye çekilip arkadan geçilebilir.
- Orta sehpa, kanepenin boyunun kabaca üçte ikisi kadar olduğunda oranlı görünür.
- Halı, en azından koltukların ön ayaklarının üstüne basacak kadar büyük olmalıdır.
Renkleri seçerken sıra: zemin, büyük mobilya, duvar
Salon duvar rengi önerileri ararken çoğu kişi işe boyadan başlar. Oysa boya, odadaki en kolay değişen yüzeydir. Zemin ve büyük mobilya ise yıllarca kalır. Bu yüzden sırayı değiştirin: önce zemine, sonra kanepe gibi büyük parçalara, en son duvara karar verin.
Zemin parkeyse tonuna bakın. Sarıya, kırmızıya ya da griye çalan bir parke, üstüne gelen her rengi etkiler. Açık meşe tonunda bir zeminde krem, kırık beyaz ve ılık bej duvarlar sakin durur. Koyu ceviz tonunda bir zeminde ise duvarı biraz daha açık tutmak odanın kararmasını önler. Kiradaysanız ve zemini değiştiremiyorsanız büyük bir halıyla zeminin etkisini yumuşatabilirsiniz.
Görsel: MoodBrief
Kanepe genellikle odanın en büyük renk alanıdır. Gri, bej ya da toprak tonlu bir kanepe uzun süre kullanılır ve yastıklarla kolayca farklı gösterilir. Renkli bir kanepe seçtiyseniz duvarı ve halıyı ona eşlik edecek sakin tonlarda tutun. Duvarda kararsız kalırsanız iki üç rengin büyük deneme parçalarını farklı duvarlara sürüp sabah, öğle ve akşam ışığında bakın. Kuzeye bakan salonlarda soğuk griler daha da soğuk görünür. Çok güneş alan salonlarda ise sıcak tonlar fazla sarı durabilir.
Basit bir oran da işinizi kolaylaştırır. Odanın büyük kısmı ana renkte, perdeler ve bazı mobilyalar ikinci renkte, yastık ve küçük objeler ise vurgu renginde olsun. Hangi tonların size yakın olduğunu bilmiyorsanız hangi dekorasyon stilinin size uygun olduğunu anlatan yazımız iyi bir başlangıçtır. Sade ve sıcak bir palet arıyorsanız japandi stilinin renk ve malzeme düzeni de fikir verir. Japandi, Japon ve İskandinav sadeliğini birleştiren bir tarzdır.
Işık: tek avize yetmez
Pek çok evde salon ışığı tavanın ortasındaki tek bir avizeden gelir. Bu ışık odayı aydınlatır ama düz ve sert gösterir. Akşam televizyon izlerken ya da sohbet ederken bu kadar ışığa gerek yoktur. Salonda farklı işler yapılıyorsa farklı ışıklar da gerekir.
Işığı üç katman olarak düşünün. Genel ışık odanın tamamını aydınlatır, tavan lambası ya da gizli tavan aydınlatması bu işi görür. Görev ışığı belli bir işe hizmet eder. Okuma koltuğunun yanındaki ayaklı lamba buna örnektir. Yemek masasının üstündeki sarkıt lamba da öyle. Ortam ışığı ise akşam havasını verir: yan sehpada bir masa lambası, raf içinde küçük bir ışık, köşede alçak bir lambader.
Fotoğraf: Sami Abdullah / Pexels
Ampul seçerken ışığın rengine bakın. Salon için genellikle sıcak beyaz, yani hafif sarımsı ışık daha dinlendirici bir akşam havası verir. Soğuk beyaz ışık mutfak tezgâhı ya da çalışma masası için daha uygundur. Avizenin ışığını kısabilmek, yani dimmer (ışık ayarlayıcı) kullanmak da çok işe yarar. Yeni bir tavan noktası, anahtar ya da priz gerekiyorsa bunu yetkili bir elektrikçiye yaptırın.
Halı, perde ve yastıkla doku katmak
Yerleşim, renk ve ışık oturduktan sonra sıra tamamlayıcılara gelir. Halı, perde ve yastık odaya sıcaklık katan ve en kolay değişen parçalardır. Hepsi aynı düz kumaştan olursa oda soğuk ve vitrin gibi görünür. Farklı dokuları bir arada kullanmak, yeni renk eklemeden bile odayı canlandırır.
Halıda en sık hata küçük almaktır. Oturma grubunun ortasında tek başına duran küçük bir halı odayı parçalar. Çocuklu ya da evcil hayvanlı evlerde kısa tüylü, desenli ya da yıkanabilir halılar daha az dert çıkarır. Perdede ise korniş ya da rayı pencerenin hemen üstüne değil, tavana yakın asın. Bu, tavanı daha yüksek gösterir. Perdenin yere kadar inmesi ve pencereden iki yana biraz taşması pencereyi de daha geniş gösterir.
Görsel: MoodBrief
Tül ve fon perdeyi ayrı düşünün. Tül gün ışığını yumuşatır, fon perde akşamları odayı kapatır. Güneyden ya da batıdan çok güneş alan salonlarda astarlı ya da kalın dokulu bir fon perde, yaz öğleden sonralarında güneşi keser.
Doku katarken şu eşleşmeler işe yarar:
- Düz kumaş kanepenin üstüne keten, kadife ve örgü dokulu yastıklar
- Pürüzsüz parkenin üstüne yün ya da jüt görünümlü bir halı
- Parlak ve sert yüzeylerin yanına ahşap, hasır ya da seramik objeler
- Yastıklarda bir düz, bir desenli, bir de dokulu kumaş dengesi
- Odadaki sert çizgileri yumuşatan bir iki büyük bitki
Misafir salonu mu, yaşanan salon mu?
Türkiye'de bazı evlerde, özellikle geniş dairelerde, iki salon bulunur. Biri her gün kullanılan oturma odası, diğeri en özenli mobilyaların durduğu, kapısı çoğu zaman kapalı misafir salonu. Bu alışkanlığın anlaşılır bir yanı var: misafire özen göstermek, evin bir köşesini hep derli toplu tutmak. Ama bu evlerde en geniş ve çoğu zaman en aydınlık oda yılın büyük kısmında boş kalabiliyor.
Karar vermeden önce dürüstçe bakın. Misafir salonu yılda kaç kez doluyor? O sırada aile hangi odada sıkışıyor? Küçük bir oturma odasında dört kişi televizyon izlerken büyük salon kapalı duruyorsa, iki odanın görevini değiştirmek çoğu zaman daha rahat bir hayat getirir. Büyük salon her gün yaşanan oda olur. Küçük oda ise çalışma odasına, misafir yatak odasına ya da çocuk oyun odasına dönüşür.
Misafir ağırlama isteğinden vazgeçmeniz gerekmez. Yaşanan bir salon da misafire hazır olabilir. Bunun için dağınıklığı saklayan kapaklı dolaplar, kalabalıkta büyütülebilen bir yemek masası ve gerektiğinde oturma grubuna eklenen iki puf ya da hafif sandalye çoğu zaman yeterlidir. Evde bu konuda farklı fikirler varsa, değişikliğe karar vermeden önce herkesin salonda en çok ne yaptığını birlikte konuşun.
Salon dekorasyonunda sık yapılan hatalar
Salon dekorasyonu örnekleri incelerken unutulan bir şey var. O fotoğrafların çoğu geniş, iyi ışık alan odalarda, gündelik eşyalar kaldırılarak çekilir. Aynı düzeni kumandaların, oyuncakların ve çantaların olduğu bir salona taşıdığınızda sonuç farklı olur. Bu yüzden fotoğrafları bir fikir kaynağı olarak görün, birebir kopyalanacak bir plan olarak değil.
Başlamadan önce şu listeye bir göz atın:
- Ölçü almadan büyük bir köşe koltuk almak ve geçitleri kapatmak
- Bütün mobilyaları duvara dayayıp ortada boş ve kullanılmayan bir alan bırakmak
- Bütün mobilyaları aynı takımdan, aynı renk ve kumaştan seçmek
- Önce duvarı boyayıp sonra kanepeyi ve halıyı ona uydurmaya çalışmak
- Işığı yalnızca tavandaki avizeye bırakmak
- Küçük halı ve pencerenin hemen üstünden asılmış kısa perdeler kullanmak
- Saklama alanını unutup her şeyi açık raflara dizmek
- Bütün kararları tek bir hafta sonuna sıkıştırmak
Gerçek evlerden örnekler
Aşağıdaki fotoğraflarda farklı boyutlarda salonlar, mutfakla birleşen bir oturma köşesi ve şömineli bir oda var. Zemin, kanepe ve duvar renklerinin birbirine nasıl eşlik ettiğine bakın.
-
-
Küçük salonda gri kanepe ve yuvarlak yemek masası, oturma ve yemek aynı odayı paylaşıyor. -
Koyu parke zemin üzerinde gri köşe koltuk, beyaz sehpa ve tuğla görünümlü bir duvar. Fotoğraf: Max Vakhtbovych / Pexels
-
Gri duvarlı salonda gri köşe koltuk, mermer sehpa ve pencere önünde bitkiler. -
Krem kanepenin yanında yeşil bir koltuk ve beyaz mermer sehpalar, aksesuarlar sade tutulmuş. Fotoğraf: Curtis Adams / Pexels
-
Küçük mutfakla aynı alanı paylaşan oturma köşesi: ahşap masa, bej kanepe ve yeşil perde. Fotoğraf: Mateusz Pielech / Pexels
-
Açık planlı mutfak ve salonda uzun gri masa ile mavi kanepe aynı alanı paylaşıyor. Fotoğraf: Max Vakhtbovych / Pexels
-
Şömineli, yüksek tavanlı salonda koyu ahşap parke ve beyaz dolap. Fotoğraf: Curtis Adams / Pexels
Sık sorulan sorular
- Küçük bir salonu daha geniş nasıl gösterebilirim?
- Duvar, perde ve büyük mobilyada birbirine yakın açık tonlar seçin. Ayaklı, altı görünen koltuk ve sehpalar zemini açık gösterir. Perdeyi tavana yakın asın ve çok sayıda küçük parça yerine az sayıda orta boy parça kullanın.
- Salonu tek seferde mi düzenlemeliyim, parça parça mı?
- Yerleşimi ve renk planını baştan bir kez kararlaştırın. Satın almayı ise parça parça yapabilirsiniz. Önce kanepe gibi en çok kullanılan ve sonradan değişmesi zor parçalara, en son aksesuarlara geçin.
- Kiradaysam salonu nasıl değiştirebilirim?
- Halı, perde, lambalar, yastıklar ve bitkiler kalıcı bir iz bırakmadan odayı çok değiştirir. Duvarı boyamak ya da duvara bir şey monte etmek istiyorsanız önce ev sahibinizle konuşun.
- Salonda yemek masası için yer yoksa ne yapabilirim?
- Duvara yakın duran ve kalabalıkta açılan bir masa, yüksekliği ayarlanabilen bir orta sehpa ya da mutfakta küçük bir yemek köşesi düşünebilirsiniz. Önce gerçekte ne sıklıkla masaya kalabalık oturulduğuna bakın.
Bu hafta salon için yalnızca iki şey yapın. Birinci bölümdeki soruları evdekilerle birlikte yanıtlayın ve odanın ölçüsünü alıp kâğıda çizin. Bu iki sayfa elinizdeyken mobilya bakarken de, bir iç mimarla konuşurken de çok daha net olursunuz.
Bir iç mimarla çalışmayı düşünüyorsanız iç mimarla ilk görüşmeye nasıl hazırlanacağınızı anlatan yazımız, bu notları toplantıya nasıl taşıyacağınızı gösterir.